Efendim en baştan alayım ki sizde yaşarsanız(allah korusun)panik olmayınız.
arife günü gecesinde bizim paşanın ateşi çıktı.babamız calpol destekli sabaha kadar kontrol etti.
bayramın birinci günü gündüz tam düştü diye bakarken birden 39,5 dereceyi gördükki 4 saat arayla calpol-dolven ikilisine başladık.ama kuzum soldu bir günde.ne bir şey yiyor nede huzur veriyor.ama gayet aktif, konuşkan,bıcır bıcır hallerde beni şaşıttıyor.hatta ıslak bezle uyurken ateşi düşürmeye çalışıyoruz.uykusunda gayet kibarca,
-anne apma ütfen istemiyorum
yada
-olmaz uyucam ben .diyor.
bayramın 2. günü hadi bakalım toparlanırız artık derken.ateş düşürücülerin etkisi 1,5 saate düşüyor ve bizde acilde alıyoruz soluğu.acildeki pratisyen hekim boğazlarda hafif birşey var ama idrarına bakalım diyor.
bizimki inat ediyor bir türlü çiş yapmıyor.biz eve gidelim yapınca getirelim diyoruz.tamam ateşine bakıyorlar 39,1..novalgin iğne yapıcam diyor.ben hayır diyorum şurup verin ateşliyken iğne yaptıramam diyorum.kısa bir tartışma, tedavi reddediyor diye kağıt imzalatmalar vs ..sonunda fitil artı ateş düşürücü şurupla eve dönüyoruz.
fitil sayesinde 3 saat uyuyan kuzunun tekrar ateşi çıkıyor 5 saat arayla ikinci fitil artı ateş düşürücü şuruplar..derken sabaha karşı 5te ateş 39,8 biz panik hemen bir ılık duş sonrasında ateşi 38lere düşürdük( duş sırasında tam 10 dakika işedi.tutmuş doktordan beri:))sabah gayet güzel uyanan paşam yarım saat sonra kendini yere atmaya, hırçınlaşmaya, ağlamaya başlıyor.çorap giydiriyoruz.çıkart çorabı anne diye bir saat ağlıyor.hemen çorabı çıkartmama rağmen çıkart diye ağlamaya devam ediyor.sürekli kucak kucak diye bağrıyor.almazsak eğer kendini yere atıyor ağlıyor.ama nasıl bir ağlama hiç gözyaşı yok:)
valla çok sinir bozucuydu ateş artı bu kaprisler bunalttı bizi.yinede her istediğini yaptık tabiki nöbetleşe çünkü bir yerden sonra hırçınlıkları bizim sinirleri zıplatıyordu:((
neyse ateş baktıkki düşmeyecek navolgin şurup verdik ve ateş falan kalmadı.ama bu sefer huysuzluk tavan yaptı.zaten sudan başka birşey yemeyen içmeyen çocuk,açlıktan uyuyamayınca dağıttı tam anlamıyla.
bayramın son günü biz hala evden çıkamadık.ve artık sonunda torunlarını merak eden kv ve kp geldiler bayramlaşmaya...sonrada halamız...doruk bütün kalabalığı görünce başladı bayram sohbetine...o huysuzluk yapan, bize vuran, ağlayan çocuk gitti bayram şekeri kıvamına yakın bir kuzu geldi.birde demesinler neresi hasta bu çocuğun diye .yalancıda olduk...neyseki ilk 20 dakkadan sonra başladı, huysuzlanmaya, kendini yerlere atmaya da aklandık biraz.sonrada sızdı kaldı yorgunluktan.
akşam komşular geldi onlarada en güzel hırçınlıklarını sergiledi ve akşam 9buçukta yattı.sabah babaneye bıraktığımda uyuyordu hala.ben törenden geldim ve saat 10 buçuk gibi uyandı.gözler şişmişti.çok uyuduğundan olmuştur dedim.5 zeytin, 2 sarma (ne alaka ama babane getirmiş.) ve iki kaşık reçelden oluşan ekmeksiz kahvaltısını yaptı.üstünü değiştireyim dedim bir baktım sırtı kıpkırmızı döküntü dolmuş.herhalde aynı gün 2 kinder süt dilimi yemişti dokundu dedim(hastayken tek onu yemek istedi) ve saat 3 e doktordan ravdevu aldık,gittik.
yukarıda yazdıklarımı anlattım ve adam bize 6.hastalık olmuş ve atlatmışsınız artık dedi.nasıl yani dedik 6. hastalıkta ne derken,işte 4gün boyunca yaşadıklarınız dedi.bu aralar, suçiçeği ve 6. hastalık salgını varmış.yalnız 6. hastalık teşhisi zor oluyormuş, kan ve idrar tahlilinde pek anlaşılmazmış.ama belirtiler tam anlamıyla bizim yaşadıklarımızmış.ateş, iştahsızlık,şiş gözler ve döküntü...
6.hastalık 6 ay-3 yaş arası geçirilen iyi huylu, döküntülü, ateşli bir hastalık.birkez geçirilince vucüt ömür boyu bağışıklık kazarnırmış.ilkbahar ve sonbahar ayları hastalık için uygun aylar.solunum yolu ile geçiyor. aşısı yok, tedavisi yok.ateş kontrol altına alınıp düşürülür.ateş sonrası çıkan döküntüler 2 gün içinde solar gider ve hastalık biter.huysuzluk, sürekli ilgi isteme, iştahsızlık birkaç gün daha devam edebilirmiş.
şimdiye kadar yaşadığımız en ateşli hastalık 6. hastalık oldu.inşallah bununla kalır geçer...
Perşembe, Kasım 10
Çarşamba, Kasım 9
Salı, Kasım 8
1-5 nöbetindeyim:(
bayram hazırlıklarım tamamdı.
karı-koca tek bavula sığmıştık.doruk paşa küçük bir bavul artı bir çantayla yetinmişti bu sefer...
plan gayet basitti...
ilk gün bayramın gereklililiği yapılacak,eskişehirdeki 1.derece büyükler ziyaret edilecek.
ve gece ankaraya gidilecekti.
büyük bir ihtimal doruk yolda uyurdu ve gayet güzel bir yolculuk olurdu...
cık olmadı.arife gününün akşamı başlayan ateş, gündüz söndü, gece yavrumu perişan etti.
gündüz bir ara 39,5 göründü babamızı acil çağırdım.yapılması gerekenleri yaptık.doktorumuz antibiyotik önerdi telefondan.2 gün içinde düzelmezse haber verin dedi.
bayramın birinci günü ilk nöbeti aldım ben.ancak 3 e kadar dayandım.hiçbir şey yemedi.cici bebe hariç.
bayramın ikinci gününe güzel başladı.hadi bakalım bayram başlasın dedik.ama olmadı saat 4te acildeydik.
boğazlar iltihaplı ve kocaman bir azı dişi geliyor eli kulağında.
ikisi birleşince kuzum böyle ateşli olmuş.
idrar tahlili istedi bizimki yapmadı.evde yapın getirin dedi doktor tamam dedik.
hastaneden çıkarken ateşine baktı 39,1 di.ve biz iki saat önce calpol içmiştik ona rağmen.
novaljin iğne yapıcam dedi.kesinlikle olmaz dedim.bilmiyorum ama küçük çocuklarda iğne hele ateşliyken zararlı diye biliyorum.tabi bu itiraz doktorun hoşuna gitmedi.sorumluluk almam dedi, kağıtlar imzalattı.
sonra bir fitil yaptı geldik eve.
doğrumuydu yaptığım bilmiyorum ama ateş ve iğne bir arada düşünemiyorum.
neyse kuzum rahatladı uyudu kendine geldi.ama 4 saat sonra yine 39, 8 i gördük.acayip korktum.suçluluk hissettim.inşallah bir şey olmaz diye elimizden geleni yaptık ve bir fitil daha uyguladık.şimdi babasıyla uyuyorlar.
5e kadar ben ateş kontrolüyüm.sonra babası..
bizim evde bayram evde ve bir ateşli geçiyor.
bayram şekerimizin tadı yok maalesef..
yarına biraz düzeliriz inşallah...
karı-koca tek bavula sığmıştık.doruk paşa küçük bir bavul artı bir çantayla yetinmişti bu sefer...
plan gayet basitti...
ilk gün bayramın gereklililiği yapılacak,eskişehirdeki 1.derece büyükler ziyaret edilecek.
ve gece ankaraya gidilecekti.
büyük bir ihtimal doruk yolda uyurdu ve gayet güzel bir yolculuk olurdu...
cık olmadı.arife gününün akşamı başlayan ateş, gündüz söndü, gece yavrumu perişan etti.
gündüz bir ara 39,5 göründü babamızı acil çağırdım.yapılması gerekenleri yaptık.doktorumuz antibiyotik önerdi telefondan.2 gün içinde düzelmezse haber verin dedi.
bayramın birinci günü ilk nöbeti aldım ben.ancak 3 e kadar dayandım.hiçbir şey yemedi.cici bebe hariç.
bayramın ikinci gününe güzel başladı.hadi bakalım bayram başlasın dedik.ama olmadı saat 4te acildeydik.
boğazlar iltihaplı ve kocaman bir azı dişi geliyor eli kulağında.
ikisi birleşince kuzum böyle ateşli olmuş.
idrar tahlili istedi bizimki yapmadı.evde yapın getirin dedi doktor tamam dedik.
hastaneden çıkarken ateşine baktı 39,1 di.ve biz iki saat önce calpol içmiştik ona rağmen.
novaljin iğne yapıcam dedi.kesinlikle olmaz dedim.bilmiyorum ama küçük çocuklarda iğne hele ateşliyken zararlı diye biliyorum.tabi bu itiraz doktorun hoşuna gitmedi.sorumluluk almam dedi, kağıtlar imzalattı.
sonra bir fitil yaptı geldik eve.
doğrumuydu yaptığım bilmiyorum ama ateş ve iğne bir arada düşünemiyorum.
neyse kuzum rahatladı uyudu kendine geldi.ama 4 saat sonra yine 39, 8 i gördük.acayip korktum.suçluluk hissettim.inşallah bir şey olmaz diye elimizden geleni yaptık ve bir fitil daha uyguladık.şimdi babasıyla uyuyorlar.
5e kadar ben ateş kontrolüyüm.sonra babası..
bizim evde bayram evde ve bir ateşli geçiyor.
bayram şekerimizin tadı yok maalesef..
yarına biraz düzeliriz inşallah...
Cumartesi, Kasım 5
herşeye rağmen işte geldi güzel BAYRAM:)))
birlik ,beraberlik içinde...
mutlulukla, huzurla dolu ..
bir bayram bizimle olsun...
mutlulukla, huzurla dolu ..
bir bayram bizimle olsun...
Perşembe, Kasım 3
yemek vakti!
doruk katı gıdaya geçme sürecini gayet sıkıntılı geçirdi.ve hala yemek yedirmede sorun yaşıyoruz.
et, tavuk, balıkla arası çoook kötü.bu açığı yumurta ve yumurtalı yemek türevleriyle karşılamaya çalışıyoruz.
sebzelerle arası ise şaşırtıcı düzeyde iyi...
anne-babası olarak doruk paşadan yeni şeyler öğreniyoruz.
mesala kereviz ve enginar doruk için eve girdi.ve düzenli olarak her hafta mevsimine göre pişiriyoruz.
yine kırmızı şalgam hayatımızda, hemde yemek olarak.
valla etin, balığın ve en çokta rakının yanına şalgam suyu tercih eden babasıda artık salata olarak ister oldu şalgamı, kırmızı havucu...
acı seviyor babası gibi.soğanı çiğ çiğ yiyor, saksı biber turşusunda ısrar ediyor.
pırasa ve bamyada babasının tabağına ortak oluyor.
makarnada ise durum biraz farklı...
ev makarnasını tercih ediyoruz,hazır makarnadan haz etmiyor.
ama sonuçta yemek seçiyor mu evet ama seçimlerinde yararlı olanlar ağırlıkta sanırım.
sadece bu bile sevindiriyor beni,az miktarda ama sağlıklı yemekler yiyor diye.
neyse bugün günlerden kereviz günü.tarif vermek haddime değil, çünkü bende bir kaç blogger arkadaşın tariflerini harmanladım ve öyle yapıyorum.
doruk ekmek yemediği için kerevizleri limonlu unlu suda bekletiyorum ve bu suyu sırasıyla soğan, havuç, patates ve kereviz sotelendikten sonra yemeğe ilave ediyorum.hem kıvamlı hemde ekmek ihtiyacını karşılıyor doruğun.
(un tam buğday unu tercih ediyorum) birde portakal yada mandalina suyu ilavesi yemeğin kokusu güzelleştiriyor.
son olarakta kerevizin yapraklarını ekledimmi hımmmmmmmmm nefis:))
birde kırmızı pancar salatası var bugün,balığın yanına düşündüm.belkide salatanın hatrına yer bir iki lokma balıktan.
tarif hafif tatlı isimli siteden;
çokkkkkk basit.
pancarları haşla, doğra.üzerine sirke, zeytinyağı, en az 1 tepeleme çay kaşığı kimyon, ve tuz dök karıştır.
2-3 saat bekletin ki o salata sosu iyice karışsın pancara...inanın bana kimyonun bu kadar lezzet verdiğine şaşıracaksınız....
afiyet olsun:))
et, tavuk, balıkla arası çoook kötü.bu açığı yumurta ve yumurtalı yemek türevleriyle karşılamaya çalışıyoruz.
sebzelerle arası ise şaşırtıcı düzeyde iyi...
anne-babası olarak doruk paşadan yeni şeyler öğreniyoruz.
mesala kereviz ve enginar doruk için eve girdi.ve düzenli olarak her hafta mevsimine göre pişiriyoruz.
yine kırmızı şalgam hayatımızda, hemde yemek olarak.
valla etin, balığın ve en çokta rakının yanına şalgam suyu tercih eden babasıda artık salata olarak ister oldu şalgamı, kırmızı havucu...
acı seviyor babası gibi.soğanı çiğ çiğ yiyor, saksı biber turşusunda ısrar ediyor.
pırasa ve bamyada babasının tabağına ortak oluyor.
makarnada ise durum biraz farklı...
ev makarnasını tercih ediyoruz,hazır makarnadan haz etmiyor.
ama sonuçta yemek seçiyor mu evet ama seçimlerinde yararlı olanlar ağırlıkta sanırım.
sadece bu bile sevindiriyor beni,az miktarda ama sağlıklı yemekler yiyor diye.
neyse bugün günlerden kereviz günü.tarif vermek haddime değil, çünkü bende bir kaç blogger arkadaşın tariflerini harmanladım ve öyle yapıyorum.
doruk ekmek yemediği için kerevizleri limonlu unlu suda bekletiyorum ve bu suyu sırasıyla soğan, havuç, patates ve kereviz sotelendikten sonra yemeğe ilave ediyorum.hem kıvamlı hemde ekmek ihtiyacını karşılıyor doruğun.
(un tam buğday unu tercih ediyorum) birde portakal yada mandalina suyu ilavesi yemeğin kokusu güzelleştiriyor.
son olarakta kerevizin yapraklarını ekledimmi hımmmmmmmmm nefis:))
birde kırmızı pancar salatası var bugün,balığın yanına düşündüm.belkide salatanın hatrına yer bir iki lokma balıktan.
tarif hafif tatlı isimli siteden;
çokkkkkk basit.
pancarları haşla, doğra.üzerine sirke, zeytinyağı, en az 1 tepeleme çay kaşığı kimyon, ve tuz dök karıştır.
2-3 saat bekletin ki o salata sosu iyice karışsın pancara...inanın bana kimyonun bu kadar lezzet verdiğine şaşıracaksınız....
afiyet olsun:))
Etiketler:
pancar salatası,
yemek vakti,
zeytinyağlı kereviz
Çarşamba, Kasım 2
Acemi anne sendromları-1
acemi anne sendromları say say bitmez.yetememezlik,sabırsızlık, pimpiriklilik,acabalar...
sanırım yetememezlik hissi top 10da bir numara...
hele birde acabalar varki sormayın;
yavrunuz uyumaz acaba gazı mı var dersiniz,çok uyur acaba hastamı oldu yorgunmu düştü dersiniz,
bir şey yemez acaba biryerimi ağrıyor,
yada her kaka yaptığında laborant anne olur kaka tahlili yaparsınız,cıvıkmı, yoksa rengi yeşilmi,bu ne bişey mi yutmuş....offfffffff kendinize tahamül edemediğiniz anlar yaratırsınız.evet kesinlikle acemi anne bazen yaşamı hem kendine hemde yavruya dar eder, sıkar boğar...
ben yukarıdakilerin hepsini yaşadım belkide tüm telkinlerime rağmen yaşıyorum.ama en çokta yetememek duygusu beni mahvediyor bu aralar..
çalışan anne olmak zaten bu duyguyu körüklüyor.bütün gün işteyken ne yedi, uyudumu, ağladımı, ay bugün biraz öksürüyordu şimdi nasıl....vs....geçen gün yeni yeni konuşan ve her duygusunu net biçimde ifade eden doruk paşa beni salya sümük gönderdi okula.
sabah dersim yoktu güzelce kalktık kahvaltı hazırladım.bir lokma yemedi.dışarda mandalina vardı tutturdu sadece mandalina yedi.fazla inatlaşmadım.sonra enerji versin birazda tok tutsun diye ev yapımı pudinge muz doğradım verdim. yarısını yedi.aman bunada şükür dedim.sonra etrafı saran kokulardan dolayı altını almak istememle başladı herşey.yok aldırmıyor.tam bir saat dil döktüm yok imkanı yok sonunda öyle böyle aldım altını.baktım iyice huysuzlancak, biliyorum uykusu var beraber uyuyalım dedim.girdik yatağa ben 3 tane hikayeyi okudum benim uykum geldi paşada uyku emaresi yok.üstüne üstün hırçınlaşmaya ağlamaya başladı.birazda kızgınca 'uyumazsan uyma o zaman oyun oynayalım dedim'ağlaya ağlaya tamam dedi.
ve babane gelince iş çığrından çıktı nasıl bir ağlamadır anlatamam.içini çeke çeke,iki gözü iki çeşme ağlıyor.
benim okula gitmek için hazırlandığımı görünce dahada sesli ağlama başladı.
tabi ben perişan,ne yemek yedirebildim, ne uyutabildim çocuk yorgun, belkide aç..
kaçarak gitmek istemedim ,aldım karşıma,
-anneciğim okula gitmem gerek, ağbilere,ablalara kitap okumam gerekiyor,kitap okuyup gelicem tamam mı yavrum?
-anne ditme ütpen,beni bıyakma..diye ağlayan bir kuzu..yarımsaat dil döktüm banamısın demedi,
belki 100 kere abartı değil beni hiç dinlemiyor sürekli 'ditme anne ütpen' dedi durdu.mecbur ağlaya ağlaya bıraktım okula gittim.
yol boyunca nelerneler geçti aklımdan...yapamayacağım şeyler.tek tesellim doruk iyice hırçınlaşsa bile babanesi sabrederdi ve ona zarar vermezdi.ben aklım dorukta ilk dersi tamamladım.kayınvalidem aradı,
-kızım üzülme biraz makarna yedi uyudu.dedi.
ikinci ders çocuklar bile yüzümdeki huzuru anlamış olacaklar ki mutlu bir habermi aldınız dediler.
evet dedim kuzumun karnı doymuş ve uyuyormuş bundan mutlu haber mi olur:))
sanırım yetememezlik hissi top 10da bir numara...
hele birde acabalar varki sormayın;
yavrunuz uyumaz acaba gazı mı var dersiniz,çok uyur acaba hastamı oldu yorgunmu düştü dersiniz,
bir şey yemez acaba biryerimi ağrıyor,
yada her kaka yaptığında laborant anne olur kaka tahlili yaparsınız,cıvıkmı, yoksa rengi yeşilmi,bu ne bişey mi yutmuş....offfffffff kendinize tahamül edemediğiniz anlar yaratırsınız.evet kesinlikle acemi anne bazen yaşamı hem kendine hemde yavruya dar eder, sıkar boğar...
ben yukarıdakilerin hepsini yaşadım belkide tüm telkinlerime rağmen yaşıyorum.ama en çokta yetememek duygusu beni mahvediyor bu aralar..
çalışan anne olmak zaten bu duyguyu körüklüyor.bütün gün işteyken ne yedi, uyudumu, ağladımı, ay bugün biraz öksürüyordu şimdi nasıl....vs....geçen gün yeni yeni konuşan ve her duygusunu net biçimde ifade eden doruk paşa beni salya sümük gönderdi okula.
sabah dersim yoktu güzelce kalktık kahvaltı hazırladım.bir lokma yemedi.dışarda mandalina vardı tutturdu sadece mandalina yedi.fazla inatlaşmadım.sonra enerji versin birazda tok tutsun diye ev yapımı pudinge muz doğradım verdim. yarısını yedi.aman bunada şükür dedim.sonra etrafı saran kokulardan dolayı altını almak istememle başladı herşey.yok aldırmıyor.tam bir saat dil döktüm yok imkanı yok sonunda öyle böyle aldım altını.baktım iyice huysuzlancak, biliyorum uykusu var beraber uyuyalım dedim.girdik yatağa ben 3 tane hikayeyi okudum benim uykum geldi paşada uyku emaresi yok.üstüne üstün hırçınlaşmaya ağlamaya başladı.birazda kızgınca 'uyumazsan uyma o zaman oyun oynayalım dedim'ağlaya ağlaya tamam dedi.
ve babane gelince iş çığrından çıktı nasıl bir ağlamadır anlatamam.içini çeke çeke,iki gözü iki çeşme ağlıyor.
benim okula gitmek için hazırlandığımı görünce dahada sesli ağlama başladı.
tabi ben perişan,ne yemek yedirebildim, ne uyutabildim çocuk yorgun, belkide aç..
kaçarak gitmek istemedim ,aldım karşıma,
-anneciğim okula gitmem gerek, ağbilere,ablalara kitap okumam gerekiyor,kitap okuyup gelicem tamam mı yavrum?
-anne ditme ütpen,beni bıyakma..diye ağlayan bir kuzu..yarımsaat dil döktüm banamısın demedi,
belki 100 kere abartı değil beni hiç dinlemiyor sürekli 'ditme anne ütpen' dedi durdu.mecbur ağlaya ağlaya bıraktım okula gittim.
yol boyunca nelerneler geçti aklımdan...yapamayacağım şeyler.tek tesellim doruk iyice hırçınlaşsa bile babanesi sabrederdi ve ona zarar vermezdi.ben aklım dorukta ilk dersi tamamladım.kayınvalidem aradı,
-kızım üzülme biraz makarna yedi uyudu.dedi.
ikinci ders çocuklar bile yüzümdeki huzuru anlamış olacaklar ki mutlu bir habermi aldınız dediler.
evet dedim kuzumun karnı doymuş ve uyuyormuş bundan mutlu haber mi olur:))
Cumartesi, Ekim 29
CUMHURİYET
ULUSUMUZUN,
EN BÜYÜK,
EN ONURLU,
EN GURUR DOLU,
ATAMIZIN EN BÜYÜK HEDİYESİ,
CUMHURİYET BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN..
BİRLİĞİMİZ, BERABERLİĞİMİZ DAİM OLSUN...
EN BÜYÜK,
EN ONURLU,
EN GURUR DOLU,
ATAMIZIN EN BÜYÜK HEDİYESİ,
CUMHURİYET BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN..
BİRLİĞİMİZ, BERABERLİĞİMİZ DAİM OLSUN...
Cuma, Ekim 28
???
yarın 29 ekim
yani CUMHURİYET BAYRAMI
Türkiye cumhuriyetinin kuruluş yıldönümü..
en büyük bayram..
en büyük gurur...
en büyük onur..
öyleki,
hasta denilen devlet,
yokluk içinde onlarca savaştan zaferle çıkarak...
ülkenin her metrekaresinin farklı farklı hesaplarla ele geçirmiş devletleri..
analar devasa memileri cepheye taşıyarak...
dedeler , babalar günlerce silah, tüfek yaparak...
gençler çocuk ruhlarını yanlarına alarak cephelerde savaşarak..
sadece çanakkalede yarım milyon askerimiz şehit oldu,yatıyor yarısı toprakta, yarısı denizde...
çoğunun adı yok sadece mehmetçik...
sadece sarıkamışta yavrular donarak destan yazdılar yokluktan...
elde yokken, avucta yokken bir ÜLKE kuruldu...
CUMHURİYETİN ilanı coşkuyla kutlandı...
AMA YARIN CUMHURİYET BAYRAMI KUTLANMAYACAK.
ÇÜNKÜ VAN DEPREMİ DOLAYISIYLA TÜM KUTLAMALAR İPTAL
ne yazıkki, türkün, kürdün, alevinin, göçmenin, dadaşın, lazın hep birlikte kurduğu bu ülkenin en büyük bayramı
KUTLANMIYOR.
birliğin, beraberliğin sınanmaya çalışıldığı, bozulmaya çalışıldığı bugünlerde...
evet dualarla, yardımlarla acısına ortak olduğumuz deprem sebebiyle
en gurur dolu bayramımız kutlanmıyor...
yazık
bence çok yazık...
yani CUMHURİYET BAYRAMI
Türkiye cumhuriyetinin kuruluş yıldönümü..
en büyük bayram..
en büyük gurur...
en büyük onur..
öyleki,
hasta denilen devlet,
yokluk içinde onlarca savaştan zaferle çıkarak...
ülkenin her metrekaresinin farklı farklı hesaplarla ele geçirmiş devletleri..
analar devasa memileri cepheye taşıyarak...
dedeler , babalar günlerce silah, tüfek yaparak...
gençler çocuk ruhlarını yanlarına alarak cephelerde savaşarak..
sadece çanakkalede yarım milyon askerimiz şehit oldu,yatıyor yarısı toprakta, yarısı denizde...
çoğunun adı yok sadece mehmetçik...
sadece sarıkamışta yavrular donarak destan yazdılar yokluktan...
elde yokken, avucta yokken bir ÜLKE kuruldu...
CUMHURİYETİN ilanı coşkuyla kutlandı...
AMA YARIN CUMHURİYET BAYRAMI KUTLANMAYACAK.
ÇÜNKÜ VAN DEPREMİ DOLAYISIYLA TÜM KUTLAMALAR İPTAL
ne yazıkki, türkün, kürdün, alevinin, göçmenin, dadaşın, lazın hep birlikte kurduğu bu ülkenin en büyük bayramı
KUTLANMIYOR.
birliğin, beraberliğin sınanmaya çalışıldığı, bozulmaya çalışıldığı bugünlerde...
evet dualarla, yardımlarla acısına ortak olduğumuz deprem sebebiyle
en gurur dolu bayramımız kutlanmıyor...
yazık
bence çok yazık...
Çarşamba, Ekim 26
seni çok seviyom anne...cim:)))
son günlerdeki diyaloglarımız böyle başlıyor:
doruk:seni çok seviyom anne...(1 dakkika sonra kesin bir tonla)cim.
anne:ben de seni yavrum.çok seviyorum evladım.
doruk:olmaz men daha çok seviyom.
anne :tamam anneciğim tamam.
doruk:saçından öpiyim, gözünden öpiyim,burnudan öpiyim...
Bu aralar aşk yaşıyoruz oğlumla.seviyor beni hemde cici diyerek.
saçlardan öpmek nerden çıktı bilmiyorum.
ama ben halimden memnunum.
annemler geldi geçen cuma,cumartesi piknik yaptık,
pazar benim mutfağı bir güzel topladı, ocaklarımı tencerelerle doldurdu canım annem.
giderken bende 'seni çok seviyom anne 'dedim.
trene binerlerken anladım 123589.sefer gurbet özlemini.
haberlere bakmak istemiyorum artık.ama kaçılırmı gerçeklerden.
yaptık bişeyler kendi çapımızda,daha yapıcaz bayramda...
kiminin parası, kiminin duası hesabı..
çokça dua ediyorum allah yardımcıları olsun.
giden gitti kalanları kara kış bekler...
yavrucuklara gidiyor aklım bu soğuklarda:(((
herkes söyluyor birşeyler...
anlamıyorlar acı bizim acı...
ölenler, kalanlar bizim insanımız...
iyi niyetliler var, kötü niyetliler var benim bildiğim...
her şerde bir hayır vardır ya..
işte kötü niyetli olanlar artık anlarlar belki bazı şeyleri...
birbirimizin halinden anlalı, destek olmalıyız...
bu deprem bizi iyice bağlar, daha birlik, daha güçlü oluruz inşallah...
doruk:seni çok seviyom anne...(1 dakkika sonra kesin bir tonla)cim.
anne:ben de seni yavrum.çok seviyorum evladım.
doruk:olmaz men daha çok seviyom.
anne :tamam anneciğim tamam.
doruk:saçından öpiyim, gözünden öpiyim,burnudan öpiyim...
Bu aralar aşk yaşıyoruz oğlumla.seviyor beni hemde cici diyerek.
saçlardan öpmek nerden çıktı bilmiyorum.
ama ben halimden memnunum.
annemler geldi geçen cuma,cumartesi piknik yaptık,
pazar benim mutfağı bir güzel topladı, ocaklarımı tencerelerle doldurdu canım annem.
giderken bende 'seni çok seviyom anne 'dedim.
trene binerlerken anladım 123589.sefer gurbet özlemini.
haberlere bakmak istemiyorum artık.ama kaçılırmı gerçeklerden.
yaptık bişeyler kendi çapımızda,daha yapıcaz bayramda...
kiminin parası, kiminin duası hesabı..
çokça dua ediyorum allah yardımcıları olsun.
giden gitti kalanları kara kış bekler...
yavrucuklara gidiyor aklım bu soğuklarda:(((
herkes söyluyor birşeyler...
anlamıyorlar acı bizim acı...
ölenler, kalanlar bizim insanımız...
iyi niyetliler var, kötü niyetliler var benim bildiğim...
her şerde bir hayır vardır ya..
işte kötü niyetli olanlar artık anlarlar belki bazı şeyleri...
birbirimizin halinden anlalı, destek olmalıyız...
bu deprem bizi iyice bağlar, daha birlik, daha güçlü oluruz inşallah...
Pazartesi, Ekim 24
acı üstüne acı,yıkım üstüne yıkım...
acı üstüne acıyor içimiz,
yıkım üstüne yıkılıyor herşey, değerlerimizle birlikte..
ençok anaların içi yanıyor...
giden şehitlerin yanına okumaya giden gençler eklendi...
yada gencecik, yeni mezun öğretmenler...
offffffffff çok fena
çok acı...
her tv ye baktığımda acım artıyor öfkemle birlikte...
ne oluyor bize Türkiye Cumhuriyetinin sınırlarını bilmiyormu bu konuşanlar...
şehit olanda bu vatanın evladıydı,
enkaz altında yok olanlarda bu vatanın evladı, bireyi...
birliğimizi bozmak için zaten uğraşıyor dışardaki güçler-kendini güçlü sanan korkaklar-
biz ise depremde insan ayırıyoruz...
yok artık ya...
biz bu değiliz olamayız...
doğanın verdiği yıkım bugün van'a...
dün gölcüğe,boluya..
belkide yarın buralara ..kim bilir yaradandan başka...
Allahın sınavı diyorlar ya ,işte bu sınavda insanlık kısmını başarıyla geçeriz inşallah....
bu arada tek güvenilir yardım kuruluşu KIZILAY gibi geliyor.elden geldiği kadar yardım edelim lütfen...
yıkım üstüne yıkılıyor herşey, değerlerimizle birlikte..
ençok anaların içi yanıyor...
giden şehitlerin yanına okumaya giden gençler eklendi...
yada gencecik, yeni mezun öğretmenler...
offffffffff çok fena
çok acı...
her tv ye baktığımda acım artıyor öfkemle birlikte...
ne oluyor bize Türkiye Cumhuriyetinin sınırlarını bilmiyormu bu konuşanlar...
şehit olanda bu vatanın evladıydı,
enkaz altında yok olanlarda bu vatanın evladı, bireyi...
birliğimizi bozmak için zaten uğraşıyor dışardaki güçler-kendini güçlü sanan korkaklar-
biz ise depremde insan ayırıyoruz...
yok artık ya...
biz bu değiliz olamayız...
doğanın verdiği yıkım bugün van'a...
dün gölcüğe,boluya..
belkide yarın buralara ..kim bilir yaradandan başka...
Allahın sınavı diyorlar ya ,işte bu sınavda insanlık kısmını başarıyla geçeriz inşallah....
bu arada tek güvenilir yardım kuruluşu KIZILAY gibi geliyor.elden geldiği kadar yardım edelim lütfen...
Perşembe, Ekim 20
...
eskişehirde bir grup genç yürüdü..
öğrencilerden oluşan çoşkulu bir kalabalıktı...
kardeşleri için,
ağbileri için,
arkadaşları için ,
bağırdılar...
inançlı...
onurlu...
acı dolu..
gözyaşları eşlik etti...
gelmeyeceğini bildikleri o gencecik bedenlere...
veda ettiler...
öğrencilerden oluşan çoşkulu bir kalabalıktı...
kardeşleri için,
ağbileri için,
arkadaşları için ,
bağırdılar...
inançlı...
onurlu...
acı dolu..
gözyaşları eşlik etti...
gelmeyeceğini bildikleri o gencecik bedenlere...
veda ettiler...
Çarşamba, Ekim 19
içim yanıyor...
bugün sabah okulda gördüm...
önce 24 şehit, 18 yaralı diyordu...yutkundum, gözlerim doldu...
tutamadım...
derse girdim.
tenefüste 26 şehit , 22 yaralı oldu..
lanet olsun teröre dedim...
dedik...
içimiz yandı...çok üzüldüm..üzüldük...
ALLAH RAHMET EYLESİN TÜM KINALI KUZULARA
ALLAH SABIRLAR VERSİN O YAVRULARIN, ELLERİ ÖPÜLESİ ANALARINA, BABALARINA....
önce 24 şehit, 18 yaralı diyordu...yutkundum, gözlerim doldu...
tutamadım...
derse girdim.
tenefüste 26 şehit , 22 yaralı oldu..
lanet olsun teröre dedim...
dedik...
içimiz yandı...çok üzüldüm..üzüldük...
ALLAH RAHMET EYLESİN TÜM KINALI KUZULARA
ALLAH SABIRLAR VERSİN O YAVRULARIN, ELLERİ ÖPÜLESİ ANALARINA, BABALARINA....
Salı, Ekim 18
hava buzzz
dondum.
tek kelimeyle eskişehirde hava buz gibi ayaz.
zaten eskişehirin ayazı meşhur bence.
bugün doktor kontrolüm vardı.o yüzden çıktım.
doruk'a babası bakacaktı.birazda çarşıda gezerim diye düşünüyordum ama cıkkk.
yapmadım acıbademin servisi varmış.bindim geldim.
valla bu servisler çok iyi oluyor.
hele benim gibi tramvay,otobüs hattını pek bilmeyen birine.
evle işim arası çok yakın.yürüyerek gidiyorum yada eşimle arabayla.
haftasonlarıda eşim bırakır gidilecek yerlere.(ehliyeti olupta şöförlüğü olmayan biriyim maalesef:((
giderken zaten otobusle gittim bir yere kadar, sonra aktarmayla tranvaya gittim.yalnış gişeden geçmişim tekrar çıktım tekrar bindim.eskişehirde zaten biraz problemlidir toplu taşıma, birazda pahalı.
her sene üniversiteli gençler prosteto ederler ulaşım fiyatları..
neyse sonunda evime ulaştım.
tam kendime sıcak bir kahve yapayım dedim.benim paşa yataktan inmiş mutfağa kadar gelmiş bile:)
Bu aralar uykudan ağlayarak uyanmıyoruz artık.ya sesleniyor yada böyle yataktan inip yanımıza geliyor...
büyüyor benim kuzu..
bütün kuzular neşeyle, sağlıkla büyüsünler inşallah..
tek kelimeyle eskişehirde hava buz gibi ayaz.
zaten eskişehirin ayazı meşhur bence.
bugün doktor kontrolüm vardı.o yüzden çıktım.
doruk'a babası bakacaktı.birazda çarşıda gezerim diye düşünüyordum ama cıkkk.
yapmadım acıbademin servisi varmış.bindim geldim.
valla bu servisler çok iyi oluyor.
hele benim gibi tramvay,otobüs hattını pek bilmeyen birine.
evle işim arası çok yakın.yürüyerek gidiyorum yada eşimle arabayla.
haftasonlarıda eşim bırakır gidilecek yerlere.(ehliyeti olupta şöförlüğü olmayan biriyim maalesef:((
giderken zaten otobusle gittim bir yere kadar, sonra aktarmayla tranvaya gittim.yalnış gişeden geçmişim tekrar çıktım tekrar bindim.eskişehirde zaten biraz problemlidir toplu taşıma, birazda pahalı.
her sene üniversiteli gençler prosteto ederler ulaşım fiyatları..
neyse sonunda evime ulaştım.
tam kendime sıcak bir kahve yapayım dedim.benim paşa yataktan inmiş mutfağa kadar gelmiş bile:)
Bu aralar uykudan ağlayarak uyanmıyoruz artık.ya sesleniyor yada böyle yataktan inip yanımıza geliyor...
büyüyor benim kuzu..
bütün kuzular neşeyle, sağlıkla büyüsünler inşallah..
Cuma, Ekim 14
eskişehirde haftasonu!
Bugün itibarı ile eskişehir esparkın hemen yanındaki alanda media markın festival günleri başlıyor...
bu akşam kurtalan ekspresi, yabancı bir grup,
yarında bir şair ve yine müzik grupları var.
gripin bu gece 222 de...
yine yarın ANADOLU ATEŞİ eskişehirde olacak....
seramik sergisi devam ediyor,
tiyatroda hürrem gösterimde...
bu kış yine eskişehir haraketli olacak gibi...(tabi katılabilirsek etkinliklere:)))
bu akşam kurtalan ekspresi, yabancı bir grup,
yarında bir şair ve yine müzik grupları var.
gripin bu gece 222 de...
yine yarın ANADOLU ATEŞİ eskişehirde olacak....
seramik sergisi devam ediyor,
tiyatroda hürrem gösterimde...
bu kış yine eskişehir haraketli olacak gibi...(tabi katılabilirsek etkinliklere:)))
Perşembe, Ekim 13
alışveriş kaçamağı:))
Dün eskişehir gerçekten çok rüzgarlıydı.
Çıkıp çıkmamakta tereddüt ettik.
Benim işlerim vardı.dorukla babasıda evde durmak istemedi.
Zaten doruk artık hiç evde durmak istemiyor.
Son 3-4 gündür ağlama sebeplerimiz;
-denize gidem
-kuma gidem
-babayeye gidem
-aydedeye gidem
-buittin (muhittin)dayıya gidem...şeklinde sürüp giden sebeplerden dolayı ağlıyoruz.
dayımızın adı burak ama lakap takmış bizim küçümen:))
neyse giyindik bir çırpıda ki tahmini yine45 dakikayı alıyor.çıktık dışarı.baba-oğul kanatlı avmyi gezmişler.
son durak olarak dost kitapevinde kitap okuyorlardı.
Ben gelince doruğa ayakkabı bakmaya gittik
Aksoy ortapedide ortalama 90-100 TL arası ayakkabılar vardı.
Bana çok geldi.En fazla 3 ay kullanıyoruz çünkü.almadım.
sonra esparka gittik flodada çok uyduruktu ayakkabılar beğenmedim.en son kaptan kunduradan aldık bi tane ama içime sindi açıkçası 42,50tl ye aldık gayette güzeldi.
Sonra çok sevdiğimiz tchiboda kalabalığı görünce anladık yeni ürünler geldiğini.
Ama kapış kapıştı. Doruk için 3 parça beğendim ama sadece 1 tanede beden bulabildim.
Geçen senede gelmişti bu taytlar ama geç kalmıştım bulamamıştım hiç.Bu sene zor yetişmişim valla...(24,90TL)
Doruğu uyku sıkıştırınca kısaca Deichmana baktık.Bu şirin patikleri kaptık.(4,95TL:)))

Ve son olarak migrosta nostaljik alışveriş yaptık. valla kutulu bisküviyi hep istiyordum.
Makarnalar çok sevimli geldi.Asıl amaç nostaljik cola şişeleriydi ama uğradığımız migrostada kalmamış.başka sefere inşallah...

SEVGİYLE KALIN:)))
Çıkıp çıkmamakta tereddüt ettik.
Benim işlerim vardı.dorukla babasıda evde durmak istemedi.
Zaten doruk artık hiç evde durmak istemiyor.
Son 3-4 gündür ağlama sebeplerimiz;
-denize gidem
-kuma gidem
-babayeye gidem
-aydedeye gidem
-buittin (muhittin)dayıya gidem...şeklinde sürüp giden sebeplerden dolayı ağlıyoruz.
dayımızın adı burak ama lakap takmış bizim küçümen:))
neyse giyindik bir çırpıda ki tahmini yine45 dakikayı alıyor.çıktık dışarı.baba-oğul kanatlı avmyi gezmişler.
son durak olarak dost kitapevinde kitap okuyorlardı.
Ben gelince doruğa ayakkabı bakmaya gittik
Aksoy ortapedide ortalama 90-100 TL arası ayakkabılar vardı.
Bana çok geldi.En fazla 3 ay kullanıyoruz çünkü.almadım.
sonra esparka gittik flodada çok uyduruktu ayakkabılar beğenmedim.en son kaptan kunduradan aldık bi tane ama içime sindi açıkçası 42,50tl ye aldık gayette güzeldi.
Sonra çok sevdiğimiz tchiboda kalabalığı görünce anladık yeni ürünler geldiğini.
Ama kapış kapıştı. Doruk için 3 parça beğendim ama sadece 1 tanede beden bulabildim.
Geçen senede gelmişti bu taytlar ama geç kalmıştım bulamamıştım hiç.Bu sene zor yetişmişim valla...(24,90TL)
Doruğu uyku sıkıştırınca kısaca Deichmana baktık.Bu şirin patikleri kaptık.(4,95TL:)))

Ve son olarak migrosta nostaljik alışveriş yaptık. valla kutulu bisküviyi hep istiyordum.
Makarnalar çok sevimli geldi.Asıl amaç nostaljik cola şişeleriydi ama uğradığımız migrostada kalmamış.başka sefere inşallah...

SEVGİYLE KALIN:)))
Çarşamba, Ekim 12
bu aralar okuyorum;102 Dakika
bu aralar bu kitabı okuyorum."11 eylül de ikiz kulelerde verilen yaşam savaşının perde arkası"
diyor kapakta.evet bütün istatistik veriler, krokiler ve kurtarma sırasında gelenler, alınan önlemler anlatılmış.
yazarlar olayı titanik olayına benzetmişler. (çünkü iki yazar yazmış-JIM DWYNER, KEVİN FLYNN- ve birçok görgü tanığı, telefon kayıtları, mailler, mesajların ışığında yazılmış.)
hergün orada çalışmak veya yaşamak için gidenlerin son görüştükleri, aileleri, yakınları ile olan diyologları anlatılmış.tabi 2 kuleyi uçakların çarpma ve yıkılma sıralamasına göre bölüm bölüm aktarmış.o yüzden ben pek sevmedim.insanların diyologları nasıl sıcaksa, araya giren teknik anlatımlar o kadar sıkıcı geldi bana...
Pazartesi, Ekim 10
eskişehirde sonbahar ve tuvalet sorunsalı...
saçma bi başlık oldu farkındayım ama öyle.
Dün en mutlu pazar olsun dedim içime doğmuş sanki dün akşam itibari ile yağmura teslimdi eskişehir.
sabah 10 gibi dışarı çıktığımda güneş ısıtmaya çalışıyordu havayı fena değildi.
bizde aldandık çıktık yürüyüşe, eve girmek yine bol gözyaşlı oldu.
Hep gezelim istiyor, bisikletiyle pek mutlu bu aralar..
şimdi yine kara bulutlar eskişehiri.bende kış hazırlıkları kapsamında tarhana yapmıştım.
nasıl kuruyacaklar bilmiyorum...
Neyse asıl konumuza gelirsek, yazın sabahları kuru bezle kalkan, kakası geldiğinde belli eden yavrumun tuvalet eğitimine hazır olduğunu düşündüm.
Başladım küçük tuvaletini öğretmekten, tam gelince söylemeler başlayınca bizim ameliyat olayı kesinleşti bende vazgeçtim.
Ben işe başlayınca babane bakmaya başladı.bu sefer babanneye alt aldırmayan dorukta pişik problemi başladı.
Daha öncede yaşamıştık pişik ama çok küçüktü o zaman.hemen geçiyordu.şimdi "acıyo anne "diye ağlıyor.
Neyse şimdi tekrar başladık eğitime, bu sefer olaya büyük tuvaletide dahil ettik.bir kez yaptı lazımlığa sonra yok, yapmadı.günde en az 3 sefer kaka yapan çocuk şimdi kabız.yapmıyor.alışsın diye altına bez takmıyorum,10 dakkada bir şişin varmı, kakan geldimi diyorum yok...
Şişini söyleyen çocuk ondanda vazgeçti ve bugün altını ıslatıp geldi yanıma
-anne bak buraya yaptım(önündeki ıslaklığı gösteriyor)bana bez tak dedi.
Ben kaldım böyle, ne yapmalıyım 25 ay bitti artık öğrensin istiyorum.
kv de üzülüyor pişik olunca alamıyorum kızım diyor.
ufffffffffff ne yapcam bilmiyorum.sanırın tuvalet eğitimimiz başka bahara kalcak gibi...
Dün en mutlu pazar olsun dedim içime doğmuş sanki dün akşam itibari ile yağmura teslimdi eskişehir.
sabah 10 gibi dışarı çıktığımda güneş ısıtmaya çalışıyordu havayı fena değildi.
bizde aldandık çıktık yürüyüşe, eve girmek yine bol gözyaşlı oldu.
Hep gezelim istiyor, bisikletiyle pek mutlu bu aralar..
şimdi yine kara bulutlar eskişehiri.bende kış hazırlıkları kapsamında tarhana yapmıştım.
nasıl kuruyacaklar bilmiyorum...
Neyse asıl konumuza gelirsek, yazın sabahları kuru bezle kalkan, kakası geldiğinde belli eden yavrumun tuvalet eğitimine hazır olduğunu düşündüm.
Başladım küçük tuvaletini öğretmekten, tam gelince söylemeler başlayınca bizim ameliyat olayı kesinleşti bende vazgeçtim.
Ben işe başlayınca babane bakmaya başladı.bu sefer babanneye alt aldırmayan dorukta pişik problemi başladı.
Daha öncede yaşamıştık pişik ama çok küçüktü o zaman.hemen geçiyordu.şimdi "acıyo anne "diye ağlıyor.
Neyse şimdi tekrar başladık eğitime, bu sefer olaya büyük tuvaletide dahil ettik.bir kez yaptı lazımlığa sonra yok, yapmadı.günde en az 3 sefer kaka yapan çocuk şimdi kabız.yapmıyor.alışsın diye altına bez takmıyorum,10 dakkada bir şişin varmı, kakan geldimi diyorum yok...
Şişini söyleyen çocuk ondanda vazgeçti ve bugün altını ıslatıp geldi yanıma
-anne bak buraya yaptım(önündeki ıslaklığı gösteriyor)bana bez tak dedi.
Ben kaldım böyle, ne yapmalıyım 25 ay bitti artık öğrensin istiyorum.
kv de üzülüyor pişik olunca alamıyorum kızım diyor.
ufffffffffff ne yapcam bilmiyorum.sanırın tuvalet eğitimimiz başka bahara kalcak gibi...
Pazar, Ekim 9
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

