Çarşamba, Haziran 27

tatil yazıları 2

biz doruk paşanın doğduğu yıl otele gitmeye çekinmiştik.annemlerin yazlığı ile tatil olayını çözmüştük.hem anneler destek olur,hemde allah korusun hastalık falan olursa şehir merkezinde bildik yerde oluruz demiştik.
doruk ilk tatiline çıktığında yaklaşık 11 aylıktı ve denize bayılmıştı.
sonraki sene otel tatili yaptık yine annemleri aldık yanımıza can simidi misali:))
ancak genizetininde verdiği sıkıntı vardı sanırım ne deniz,ne havuz sevdi benim kuzu.
bu senede denize ayaklarını sokmaktan başka suyla teması olmadan gidicez derken ECE ile tanıştı oğlum.
Ece ilk yaz aşkımız, biraz bizden büyük ama aşkımızda çok büyüktü:))
hala evde ece diye sayıklıyoruz.işte ece (saçları uzun olan)
 valla ece ve arkadaşları sayesinde son 2 gün hem denizin,hemde havuzun tadını çıkardı oğlum.tabi bende en küçüğünden,en büyüğüne bütün havuzları ezberledim.hemde bebek havuzunun kaydırağını bile:))zaten kayamadık ki,zorla kendimi ittirdim:))



ve artık son gün simite benzer koltukla büyükler havuzundaydık.tabiki arkadaşlarıyla,akşam yemeğine kadar kaldık zorla çıkardık.o kadar sevdi.bakalım ayvalıktada denizle arası iyi olurmu?

Salı, Haziran 26

tatil yazıları 1

Ben soyulmaya başladım,daha yeni yazıyorum tatili:))
Bu yazın ilk tatil kaçamağı,çekirdek aileyle belek tarafına oldu.
Ets den aldığımız LİMAK arcadia spa,resort oteldeydik.
yani burada;

 fotoğrafların çogu odamızın balkonunda çekildi.yani manzaramız güzeldi.genelde erken rezervazyonda hep manzarasız yerler denk gelir ama şanslıydık.
otel genel olarak güzeldi.yemekler süperdi.
deniz,havuzlar güzeldi.
mini clupla geç tanıştık ama laf olsun diye konmamış.gayet büyük bir mini cluptı.
özellikle restoranın yanındaki park süper fikirdi.doruk parkta manzaralı yemek yemek iyiydi.
tek sıkıntı,yada bana öyle geliyor,%95i yabancı misafiri olan otellerde,Türklere nasıl olsa nazımızı çekerler tarzında ilgisizlik biraz vardı.
amara ve voyageler kadar olmasada çocukla gidilebir bir tesis tavsiye edebilirim.
ve bol doruk paşalı tatil fotoları;



 










Pazar, Haziran 24

çişimiz tuvalete,kakamız tuvalete,hemde 2 günde...

sevgili blog, keyiften dört köşeyim...
annelik maceramda hep aynı hatayı yaptım,kıyaslamak..
kuzumun yaşıtlarıyla kilosunu,boyunu,becerilerini geç,anneliğimi bile kıyasladım yeri geldiğinde..
bu 34 ayda en övünç duyduğum annelik yetilerim;
1:15 ay sadece anne sütü,hemde sağarak(bana göre yapmam gerekendi,ama sağmak zor iş vesselam)
2:terliksiz ve çorapsız gezmemeyi öğretmek:))(valla parka giderken bile anne terliğimi götürelim mi diye sorar)
veeeeeeeeee
2günde tuvalet eğitimi çözmek...
valla 2 yaşına girmeden bu çiş olayını çözen arkadaşlar vardı,bu yüzden ben pek beceriksiz saydım kendimi.üzüldüm.sabah kuru bezle kalkan,ve kaka yapıcağı zaman meşgulum kaka yapıyorum diye söyleyen  kuzu varken ben bu işi çözemediğim için annem hatayı bende bulmuştu bile..o yüzden şükürler olsun çözdük sonunda.

aslında geçen sen çiş olayını çözdük,iş kakaya gelince sil baştan yapmıştık,bende hazır değil diyerek zormadım kuzuyu bağladım beze..tabi genizeti ameliyatıda olduk arada,ben diretemedim amaliyattan çıkmış kuzuya..
bu yıl tatilden gelince niyetlendim(daha tatili yazıcam inşallah)
kaç defa konuştum,bak artık ağbi oldun,bez takmayalım oldumu annem dedim.
cık olmadı yerlere attı kendini,bana bez tak diye.çünkü bez bizim başımızın tacıydı:))
 

allah yandık dedim,2 yaş muhabbetide var zaten bu iş hayatta olmucak,yandık ki ne yandık.
sonra kayınvalidemin neden sebep bilmediğim ısrarla bana seyret dediği SÜPER DADI programı aklıma geldi.onun üstüne tecrübeli arkadaşlarla konuştum ve cuma günü başladım.

evet süper dadıyı süper yapan tek bir yöntemi var.en azından benim izlediğim kadarıyla.
bir pano hazırlıyor,istenilen olumlu davranışta bir çıkartma kazanıyor, çıkartmalar belli sayıya ulaşınca çok istediği bir şey ödül olarak veriliyor.

valla çıkartma işi doruk paşayı pek sarmazdı,o yüzden yeni yetilerde öğrenebileceği bir düzenek kurmam lazımdı.
pano aldık,daha doğrusu ben planı anlatınca babamız işi abartmış,mantar pano almış.valla önce bir fasıl dır dır ettim ama aramızda kalsın iyi oldu.pepe çıkartması bulamayan babamız çıktı almış(onada söylendim çünkü renkli değildi çıktılar,ilgi çekmicek diye.ama oda iyi oldu.)bay becerikli çıktığında dikkat kesilen oğluşu makaslada tanıştırmaya karar verdim.

evet yapılacak iş çiş ve kaka geldiğinde söyler ve tuvalete yaparsak pepe resmi kesip, kuru boyayla boyayıp, iğne ile panoya asacaktık.ve 15 tane pepe resmi oluncada çok istediği scooterı alacaktık.çünkü son zamanlarda nerde scooter görse binmek istiyordu,biz tehlikeli diye erteliyorduk.bu yüzden iyi bir ödül olacaktı.

cuma günü doruk paşayı aldık karşımıza,bezlerin olduğu yere gittik,baktık bez yok.
bak oğlum bez kalmamış,onun yerine arabalı külotlar vardı.artık bez takmasak,çişimizi, kakamızı tuvalete yapsak diye anlattım ve bütün metaryalleride gösterdim.

ve oldu kabul etti.valla süper dadı süpermiş.çözdük işi...
ilk gün iyiydi,ama kaka yapmadı.lazımlık kullandık,onu beraber döktük tuvalete ve sifonu çektik güle güle dedik çişlere.
ikinci gün ananeler ayvalığa giderken uğradılar ve hediyelerde getirdiler,ve biz daha motive olduk,kakayıda sorunsuz yaptık.gecede takmıyorum bezi.oh önlemimi aldım ferah ferah uyuyor kuzum,uyuyoruz tabi beraber:))(o işide çözcez az biraz sonra)
ve bugün scooter bakmaya avmye bile gittik.oradada sorun çıkmadı.
valla bu kadar kolay olcağını tahmin etmezdim.tabi tecrübeli annelerin 15 gün dikkat et sözü kulağımda küpe,ama oldu bu iş yaşasın...

3 yaşa 2 ay kala bezden kurtulduk tarihe not olsun...

sevgiyle kalın...

Salı, Haziran 19

yeter artık bitsin...

1,2,3, ....8 şehit.
sayı farketmiyor çünkü şuan birçok evde anneler ağlıyor...
sadece bugün şehit olan aslanların anaları değil tüm anneler ağlıyor...
yeter artık son olsun,bitsin gitsin bu kin, bu savaş...neyi paylaşamıyoruz...

başımız sağolsun..
vatan körpecik yavrular bir hiç uğruna ölmeden sağolsun....

Cumartesi, Haziran 9

kısa da olsa tatil molası:))


çok değil 5 günlük bir Belek molası:)))
görüşmek üzere,mutlu,huzurlu ve sevgi dolu günler sizinle olsun...

Çarşamba, Haziran 6

bir tava, bir kesme tahtasıyla aşçı oldum sanki...

valla havalar eskişehir civarı karışık..
okulun son günleri yorucu artı karışık...
benim ruh halim de havalardan dolayı karşık...
bizim oğlan pek bi huysuz,asabi ruh hallerinde...
dolayısıyla beşgün sonra anca ortaya bir yazı çıktı çıkacak inşallah..

içimdeki yemek pişirme aşkı depreşiyor,tabi arkamdan önümden mutfağı toplayan olursa tabi...
zaten sütüme sarelleme karışma, hünerli bayanlar, lacivert, pelince, mutfak sırları ve tabiki portakal ağacının sıkı takipçi olan ben tvden de takipteyim tariflerin...
home tv yi de açmışlar bize,bende deli gibi izliyorum.

30 dakikada yemek yapan yakışıklının kocam olduğunu düşünerek izliyorum.düşünsenize yarım saatle 4 çeşidi geçtim 2çeşit yapsa yesek arada hiç fena olmaz.ama kocammış gibi izlediğimdenmidir bilinmez malzemeleri çarçur edişine dır dır ediyorum izlerken:))
aaa yarısı gitti soğanın , domatesin ,yada o peynirin kenarından ben omlet yapardım diye söyleniyorum hafiften...

marta nın şefteri güzel yemek yapıyorlar ama pek bi sıkıcılar...


Claire Robinson harika anlatıyor tarifleri,valla eğer malzeme varsa deniyorum hemen.hatta şampiyon kurabiye  yaptı programda,her malzeme evde bulunuyordu.sadece karameli süt yoktu.onuda önce karamel yapıp süt katarak uydurdum.süper oldu.yani o kadar sevimli anlatıyorki bayılıyorum kıza...

ama favorim,tek kelimeyle Anne Burnelll...
bir yemek bu kadar işvelli,bu kadar mı neşeli,haraketli anlatılır...
aynı bizim gibi yemeğin tadına bakıyor,bazen elle,bazen kaşıkla iki seferde:))
valla yaptıklarını denediğinde canım istiyor o kadar iştahla anlatıyorki...
hele ki sonunda bu harika yemeği yapmak için restoran şefi olmanıza gerek yok diye bir gaz veriyorki kaba tabirle...süper süper süper...

bende kendine Anne nin masasındaki kesme tahtasının bir yok yok iki boy küçüğünden aldım,geçenlerde de döküm tava kazanmıştım, cupcake kağıtları aldım renk renk,aşçı edasında geziniyorum mutfakta...
tabi bulaşık kısmında ise küçük emrah modundayım her zamanki gibi...

sevgiler...

Perşembe, Mayıs 31

günün doruk sözü:))

okulun son günleri bayağı koşuşturmalı ve stresli oluyor...
notlar, öğrencinin yıl boyunca yaptıkları ve vicdan...
hepsi bir arada olunca annesi dorukla öğlensızıp kalıyor...
akşama yemek ise sıpayetti ve buzluktan inmiş köfte oluyor hayliyle...
akşam yemeğine çağırdım ev ahalisini..
sibel:doruk anneciğim yemeğe,bak köfteyle makarna var...
doruk gelir sofraya bakar ve:
ANNE SIPAYETTİ MAKARNA DEĞİLDİR,ÇOK GÜÇLÜ BİR ŞEYDİR.ANLADINMI ŞİMDİ:))
dedi ve sofraya oturdu:))
zamane çocuğu işte...


Pazar, Mayıs 27

gecenin sözü...

doruk paşanın uyuması demek evde kim varsa onunla yatağa girip hep beraber hikaye okuma faslı ve sonra uykuya geçmek demektir.
akşamları ben paşayla sızıp kalırım genelde,haftasonları öğlen baba sızar doruk paşayla:))
ve biz daha ne kadar tek başına uyumayı öğretemicez bilmiyorum.
hala bezliyiz,
hala aynı yatakta yatıyoruz(gece yatağına alıyoruz ama,yatakta bizim odada,allahtan gece pek uyanmaz bizim paşa:))))
neyse efendim yazının sebebine gelelim.
akşam yattık,ben hikaye anlattım.iyi geceler dedim.ve doruk paşa poposunu döndü bana ve babasına sarılarak:

'BABA SANA SARILMAK İYİ GELİYOR BANA'
dedi,öpüştüler ve sarıla sarıla uyudular..
peki ben ne yaptım,valla yattığım yerde çatladım kıskançlıktan,iki damlada yaş süzüldü,kapadım gözlerimi....

Cumartesi, Mayıs 26

gurunziden döküm tava kazandım...

merhabalar,
bloglar arası çekişler oldukça yaygın biliyorsunuz.çekiliş şartları çok olan arkadaşların çekilişine katılamıyorum.üşeniyorum.bazen hediyelere içim gidiyor ama facebookta beğenmek, yada bir yerleri tıklamaya üşeniyorum.
işte böyle samimi, içten, koşulsuz ,şartsız bir hediye çekilişi vardı.
LACİVERT bloğunda döküm tavayı görünce bayıldım,çok şirindi.amannn bana çıkmazki dedim ama yorum bırakmadan duramadım.
veeeeeeeeeee kazanan ben oldum.şaştım kaldım.blog sahibesiyle diyaloga geçtim ve haftasına kalmadan hediyem geldi.ben çok sevindim ve çok sevdim.
ÇOK ÇOK TEŞEKKÜRLER SEVGİLİ LACİVERT;


ÇOK  TEŞEKKÜRLER GURUNZİ...

Perşembe, Mayıs 24

KANDİLİNİZ MÜBAREK OLSUN...

Eskişehir yağmura teslim günlerdir.
dünkü eylemdede yağmur fena ıslattı..
bendeki tembelliği neye bağlasam acaba:))
yağmur diyelim en iyisi..
üç aylar geldi ve tabikide ilk kandil bu gece...
kandiliniz mübarek olsun...dualarınız kabul olsun ,kalbiniz huzurla dolsun inşallah...

sevgiler...

Pazar, Mayıs 20

ESPARK'ta TRUVA EFSANESİ

Havalar malum yağmurlu,dolayısıyla yapılacak aktiviteler sınırlı..
19 MAYIS etkinlikleri güzeldi.
bugün ise esparka gitmek vardı programda.tamda doruğun uyku vakti gidildi.
artık jetonlu oyuncak nedir biliyor ve başından ayrılmıyor.
o yüzdende espark,özdilek gezmeleri zorlaştı iyice.
neyse eğer,eskişehir esparka yolunuz düşerse Mustafa Erdoğanla Truva Efsanesinin sergisini inceleyebilirsiniz.
 haberiniz olsun.işte benim resimleyebildiklerim;





 mutlu pazarlar...



Cumartesi, Mayıs 19

19 MAYIS GENÇLİK VE SPOR BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN

DAHA COŞKULU,
DAHA UMUT DOLU,
DAHA MUTLU,
NİCE BAYRAMLAR BİZİMLE OLSUN....

Çarşamba, Mayıs 16

KARMAKARIŞIK

günler hızlı akıyor...
anneler günü çok güzeldi.gitmemiz gereken yerlere gittik,kvye giderken cheesecake yaptım.
2 günlük ahçılık kurs maceram vardı.işte o macerada mufffin ve cheesecake yapmıştık bende kelepçeli kalıbım olmadığından deneyememiştim.ama anneler gününde yapmak istediğimden kare borcama yaptım. sonuç süperdi.en azından lezzeti harikaydı.ama şekil olarak o havayı vermedi.kelepçeli kalıpla daha da güzel olur sanırım.çilekli sosu dökmeden önceki halini fotoğraflayabilmişim.pek anlaşılmaz belki ama ...














dönüşte adnan menderes anaokuluna gittik.amaç okul gezmek değildi.okul bahçesinde yaşayan yavru kuzuları, tavukları ve ördekleri sevmekti.valla ben çok şaşırdım.anaokulunda böyle bir manzaraylakarşılatığım için.doruk yavru kuzuları besledi bile,görümcemin kızıyla...bir sürü fotoğraf çektim.ayrıca detaylı yazıcam.

akşamına ben çok sancılandım.ayıptır söylemesi tuvaletlen ayrılamadım. ne olduğunu anlamadım.şuursuzca ağrı kesici aldım günü kurtardım aklımca.ama pazartesi berbattı.her tenefüs tuvaletteydim.hemen bi randevu aldım gittim doktora.bu arada bizim  okula yakın bir özel hastane var.her sıkıntıda yakın diye gidiyoruz.ve ben yılbaşından beri her gittiğimde katkı payı denen farkı 5-10 lira zam gelmiş şekilde ödüyorum.bu sağlık sistemininde suyu çıktı çıkıyor bence..her neyse galiba fena üşütmüşüm.kültür sonucu çıkana kadar beni rahatlacak acayip güçlü bir ağrı kesici ve tek kullanımlık ilaç verdi.ama gerçekten beni sancı ve kramplardan kurtardı.ve yaz geldi diye çıplak ayak gezen ben anladımki eskisi gibi dayanıklı değilim.ve sonuç olarak  hiçte leopar sevmeme rağmen garip bir sempati duyduğum kvnin ümre hediyesi patikler ayaklarımla aşk yaşıyorlar resmen:))içi peluş pek sıcak tutuyor valla...

birde bu aralar deli gibi bu şarkıyı dinliyorum.ama sözler çok güzel akıyor ya...
bülent ersoy -tarkan

Pazar, Mayıs 13

anneler günü...

ben yatakta mışıl mışıl uyur numarasıyla kahvaltı hazır sözünü duymayı beklerken:

baba:oğlum bugün anneler günü.şimdi gidelim anneyi öperek uyandıralım.sonrada pepedeki annem şarkısını söylemeye başlıcaksın tamam mı.hani konuşmuştuk ya hatırladın mı?

doruk:tamam baba anneyi öpelim.ama şarkıyı çiçek alınca söylicem.bi sarı, bir kırmızı, bir yeşil, bir vavi,ortasına empe çok ama çok çiçek alallım baba anlaştıkmı:)))))

baba:oooo yandık diye mırıldanır.
anne:(yatakta içinden)oh be babasına çekmemiş benim düşünceli oğlum.:))))diye keyiflenir...

bizim anneler günü böyle başladı.bakalım nasıl devam eder.komik olacak kesin.şimdiden eğleniyorum.

hediye beklentisi var ,tabiki babamızdan,o yüzdendirki şans kader diye geçiyorum bu kısmı.

kuzum, yavrum,biricik canım oğlum;

teşekkürler beni annelik gibi harika bir duyguyla tanıştırdığın için,
teşekkürler beni seçtiğin için,
teşekkürler o kadar yalnış teşhişlere ve belkide tedavilere rağmen yılmadığın için,
teşekkürler, bana "annesi", "komik anne" dediğin için,
teşekkürler, hayatımın anlamı olduğun için,
teşekkürler,sabahları kulağıma üfleyerek beni uyandırdığın için,
teşekürler,bana "iyiki varsın" dediğin için,
teşekkürler, DORUK UN ANNESİ olma mutluluğunu yaşattığın için,
çok
çok
çok
ama çok teşşekürler canım yavrum SENİ SEVİYORUM....

TÜM ANNELERİN ANNELER GÜNÜNÜ KUTLARIM.
SEVGİLER...

bu sene moda sarı-kırmızı:))

maç süperdi...
ortam gergin...
kupa geçte olsa göründü...
tebrikler...
veeeeeeeeeeee
                              ŞAMPİYON
                EN BÜYÜK GALATASARAY

Çarşamba, Mayıs 9

uçuşmayın iki dakka

baharı severim...
hele ki bu kadar uzun bir kıştan sonra çok mutlu etti beni.
yalnız alerjimde uyandı kış uykusundan.
etrafta uçuşan şeyler dakka başı hapşırmama sebep oluyor.
kışın bile bu kadar çok mendil almadım kendime.
evet ilacı var ama bilirsiniz kortizonlu haplar.
içmek istemiyorum eskiden 3gündebir alırdım şimdi hergün içmem lazım.
ilaç kullanmak istemiyorum,
genzimin kaşınmasını, art arda hapşırmayı,ve tik halinde burnumu silmek uffffffffffff ya.
hamileyken ilaçta yasaktı
varya,hapsırırken kaçırcam diye her hapşırıkta dur kalk dur kalk yürürdüm:))
rezillikti yani halim...
tez zamanda yaz gelse, yada ilaç değilde şu alerjinin çayı mayı olsa da içsem.
ilaç dışında bir öneriniz var mı?

sevgiler...

Salı, Mayıs 8

anne-oğul işbirliği...

salı günleri dersim yok.evdeyim.dolayısıyla tüm gün doruk paşayla birlikte,gayet doludolu salıyı sallıyoruz.
bugünde beraber kalktık, kahvaltıyı hazırladık,tam 1 saatte kahvaltı yaptık...
sonrasında iyice tv kuşu olan yavruma etkinlik oluşturmak için ne istediğini sordum.
doruk paşa babasına süpriz yapmak istediğini,hamur yapalım,baba gelince yiyelim dedi.
valla benimde canım ne zamandır elmalı kurabiye istiyordu,iç harcını yapmıştımda hamur kısmına zaman bulupta fırına atamamıştım.neyse oğlanda niyetlenince koyulduk işe.
doruk paşayıda işin içine dahil edicem diye bir ton bulaşık çıkardım.tvdekiler gibi tüm malzemeyi ayrı ayrı koydum kaplara oğluş sırayla koydu kabımıza bende hamuru yoğurdum.sonrasında beraber açtık,iç harcıda oğluş koydu bende sardım ve tatata tammmmmm sonuç...

kabartma tozu koymayı unuttuğumuz elmalı kurabiyemizlerimiz(iki şekilde yaptık hamur fazla gelince)

valla kabartma tozunu unutunca tadı nasıl olmuş diye hemen baktım aradki boşluk o yüzden:))
valla süper olmuş nede olsa yaralı kuzumun tatlı eli değdi dimi ama:))

sevgiler...

Pazartesi, Mayıs 7

dünün vukuatı:((

sevgili blog evet dün akşam bakıcaktım, yapılacaklar listesine ne durumdayım diye.
ama maalesef pazar günü yaşadığımız vukuat unutturdu herşeyi.

evet cumartesi temizlik vardı.ama abla gelmedi.bende niyet ettim şu evim temizlencek diye öğlen başladım kapı, pencere giriştim.yüzde 90 bitti.gayet isteksiz katılımlarıyla eşimde bende bittik diyebilirim.

akşam yemek iptal oldu. malum çocuklu evin mazareti çoktur ama herzaman geçerlidir.

pazar veli toplantısı gayet güzeldi.
sonrasında gezmeye çıktık. hafif gezinti.market alışverişi ve son olarak ekolojik pazar alışverişi...
tam arabadan  indik, doruk  paşa neşeli ve hızlı olarak yürümeye başlamasıyla  düşmesi bir oldu. tabi etraf küçüklü büyüklü taşlarla dolu olunca,yara aldık hayliyle.

nasıl ağladı, nasıl şişti kafası anlatamam. elimizde marketten aldığımız soğuk şeyler vardı,yok koydurtmadı.zaten uykusuda geliyordu pazardan iki şey alıp doğru eve gidecektik.o yüzdende bayağı ağladı.
anca yüzünü yıkadık ama ne fayda acayip şişti.tamda dikişinin olduğu yer. geçen sene bu zamanlar yarılmıştı gözünün üstü,dikiş atmışlardı. işte tam orası.seneyi devriyesi hesabı..... of ki  ne of, eşim bana bakar niye tutmadın elini bıraktın gibisinden(valla konuşmuyoruz bu durumlarda ama gözlerinden anlıyorum saydıklarını:)),ben perişan oldum zaten...

tabi bu kadar şişince insan korkuyor. hemen uyutmadık eve gelince,oyuncaklarıyla birlikte yıkadık paşayı.sonrada uyudu.uyuyunca da çektim günün yaralı kuzusunu...

şişliği pek belli olmuyor ama ceviz büyüklüğündeydi inanın.çok düşe kalka büyüyoruz biz. allah sonumuzu hayır etsin.

mutlu, bir okadar sağlıklı bir hafta bizimle olsun...sevgiler...

Cumartesi, Mayıs 5

dilekler çizilsin, dualar okunsun,hıdırellez kutlu olsun...

evet birazdan dileklerimi çizicem.eşimede söyledim ben aklıma çizdim dedi...
yani bir tek ben hevesliyim bu hıdırellez olayına...
her yıl bir şeyler öğreniyor insan.ben sadece çizip gül ağacına asmayı bilirdim.ama evdeki bereketin artabileceği herşeyi açık bırakmak gerekiyormuş.yiyecek dolapları, cüzdanlar gibi...
birde sadaka verilirmiş dilekler kabul olsun diye..
bayram kutlayacaklar illaki yeşil yada suya yakın kutlama yaparlarmış...
evet bunları geçtiğimiz yıl öğrenmiştim.uygulayacağım inşallah..
birde nette gezinirken bir dua buldum.çok hoş bir dua bu paylaşmak istedim.


Bu yeni zamanda sevdiğim kim varsa, kendim de dahil, sevebileceğim herkes de dahil...

Sağlığı iyi olsun.

Kalbi ritmini çalsın. Yanakları kiraz pembesi, dudakları bal olsun. Teni sıcak kalsın, enerjisi dışına taşsın. Ciğerlerinden nefes, midesinden gurultu, bacaklarından güç eksik olmasın.

Kanı bol olsun, damarlarında dönüp dönüp dolaşsın.

Sevdikleriyle birarada olsun. Kolu kollarına değsin, gözü gözlerinin içine baksın. Lafları birbiriyle başlasın. Nesi varsa, bölüşücek biri olsun; nesi yoksa, bulup getiricek biri olsun. Bu birileri az ama öz olsun. Bazıları dünyada tek olsun. Sevgisinin tamamını harcasın. Harcasın ki, ona büyük bir miras kalsın.

Sevmekten bıkıp usanmayacağı biri olsun. Onun yeri ayrı olsun. Onu soysun, başucuna koysun ama yalan uydurmasın. O herşeyine, her haline tek tanık olsun.

Bir hareketiyle güldüren, bir hareketiyle ağlatan olsun. Duyguların hepsi onda olsun. Kalbi buna teslim olsun. Bütün şarkılar onu anlatsın. Aşık olsun, sırılsıklam olsun. Kurumasın.

Yapmaktan bıkıp usanmayacağı bir işi olsun. Başarının gerçek adının bu olduğunu unutmasın. ıbadet eder gibi, bu keşfini hergün yeniden kutlar gibi, onu yapıp dursun. Yaptıkça daha iyi yaptığını görsün. Daha iyi yaptıkça bunu başkaları da görsün. O başkalarının bunu gördüğünü, dış gözüyle görsün, iç gözüyle işine
baksın.

Neşesi bol olsun.

Kendini mutlu etsin, durduk yere neşelenmek nedir bilsin. ıçinde birşey durup durup zıplasın. Duydukları, gördükleri onu gıdıklasın, kahkaha attırsın. Gürültü çıkarsın. Saçma şeyler söylesin. Çocuklukta en şımardığı ana, sık sık gidip gelsin. Nereye gidip geldiği bilinmesin.

Değiştirmek istedikleri değişsin.

İçte ve dışta, iyi günde ve kötü günde tadilat yapsın. Eskilerini atsın, ruhunu havalandırsın. Kapıda hep kamyonu dursun. Dilediği yere taşınsın. Kendinden taşınmak isterse, içindeki güç, dışındaki sevgi ona yardımcı olsun. Bileği, bütün alışkanlıklarıyla, bağımlılıklarıyla güreşsin.

Birşey ona sürpriz olsun. Günlerinden birgünü, bir pakete sarılı olsun. Açılınca, içinden hiç beklemediği güzel bir haber çıksın. Bu gün üçyüzaltmışbeşten herhangi biri olsun. Öylesine bir pazartesi, arkaya kavuşturduğu ellerinde, unutulmaz bir salı saklasın. Öyle tahmini mümkün olmayan birşey olsun ki bu, hayatın zekasını anlatsın.

Bir hayali gerçek olsun. Bir hayale gözünü yumsun. Peşinden koşup, onu sobelesin. Hayalini kendinden saklamasın. Bir çizgi filmde olduğunu, herşeyin mümkün
olduğunu unutmasın.

Bu duayı okusun. Kendi sesiyle duysun. Duası gerçek olsun.

Her kelimesine şükretsin. Tek satırına nazar değmesin.

Amin.



bütün niyetleriniz, dilekleriniz tez zamanda (hayırlısıyla tabiki)olmasını diliyorum.hıdırellez bahar bayramı kutlu olsun hepimize....

Cuma, Mayıs 4

haftasonunda...

sevgili blog bu haftasonu yapılacak listesidir.
pazar akşamı kontrol edicem  hepsini yapmışmıyım diye:))

1-cumartesi aksilik olmazsa evim temizlenecek...

2-akşamına arkadaşlara gidilecek.

3-cumartesi gecesi dilekler çizilip gül ağacının dibine gömülecek.

4-akşam yatmadan Hz.Hızır gelir bereketini evimize yuvamıza akıtır diye dolaplar açık bırakılacak(bunu geçen sene sevgili nefesten öğrenmiştim),gül ağacının dibine şans parası bırakılacak.ve güzel olumlamalar yapılacak.

5-pazar sabahında dilekler alınacak.ve hıdırellez kutlanacak(özel bişey yapmıyoruz ama)

6-veli toplantısı var saat 10-12 arası okulda olunacak:((((((inşallah uzamaz)

7-haftaya var olan anneler günü için hediye bakılacak.

liste kabarık.bu arada cumartesi sabah yürüyoruz kızlarla onuda unutmamak lazım....

bugün ise bir öğrencimden bana göre çok güzel bir itifat aldım.not düşeyim buralara ki beni mesleğimden soğutmak isteyen yönetmelik ve idarecilerle karşılaştığımda hatırlayayım....


faruk isimli öğrenci tenefüse çıkarken:hocam sizi annem kadar seviyorum hatta daha fazla,çok halden anlayan 10 numara hocasınız dedi ve gitti...
:)))
mutlu haftasonları...